25 Mart 2009 Çarşamba

İzmir'e dönebilme ihtimali...

Biraz klişe olacak ama ben İzmir'e dönebilme ihtimalimi gerçekten çok seviyorum. Son 1 yıldır kafamda oluşan planların en belirgini bu. İstanbuldan o kadar bıktımki. Sevmiyorum ben kozmopolitliği. Metropolün büyük ilçelerinin birinin tam merkezinde yaşıyorum yıllardır. İnsan sesleri, arabalar, kalabalık, ülkenin dört bir yanından akmış insan çeşitliliği. Metroda yer verdiğin tesettürlü kadının bir teşekkür yerine domuz domuz bakmasına tahammül edemiyorum. Yıllardır şehirlerde yaşamalarına rağmen hala kendilerini Anadoludaki köylerinde sanan insanlara deliriyorum. Öküz öküz kadınlara bakan ama evdeki eşine güneş yüzü göstermeyen magandalarla dolu bu şehir. Yiyecek ekmeği olmamasına rağmen makina gibi çocuk sahibi olup, sonra da bakamadıkları çocukları sokaklarda kapkaççılık yapıyor. (Bu çocuk meselesini kimse gerikalmışlıkla açıklamasın lütfen, Güneydoğuda iğrenç ataerkillikle zavallı kadınlar ömürleri boyu hamile gezerken, aradaki il Tuncelide kızların hepsi okutuluyor, doğum kontrolü yapılıyor. Batman, Hakkari, Şırnak çok geri kalmışta Tunceli çok mu gelişmiş sanki. Tamamen kültür meselesi bu)


İzmir'e geri dönmek istiyorum bu yüzden. Karşıyaka da sabah güneşini gören bir evim olsun, yemek yenebilecek kocaman balkonları olanından. Kemeraltında eski Yahudi esnafın izini sürerim belki, kimbilir belki uzaktan bir Rembetiko çalar usul usul Dekoltesini inatla açmış kızlar görürüm. Gece yarısı kıkırdaşarak yürürler sokaklarda. Ben şarap severim ama şimdi nasıl rakı-balık yapılır masaları dışarı atmış bir sahil lokantasında. İzmirde baba kız tokuşturur rakı bardaklarını. Kordonboyunda yaz sıcağında tişörtünü çıkarıp sadece şortla bile gezer insan İzmirde. Buz gibi bir bira gider aslında o deniz kokusunun yanında. Çekinmeden yürürken içebilirsiniz orda. Halkının %40'ı ahlak ve namus bekçisi değil korkmayın. Yeminlen İstanbulun pisliğini ömür boyu anmam bile. İliğimize, kemiğimize kadar gericilik, taşralılık ve pislik sokuyor bu koca çöp şehir.



8 yorum:

  1. Sevgili kaplumbağa,
    Şu sıralar İstanbul'u müfadafaa etmeyi kendine görev bilmiş bir insan olarak, müdahale etmeden duramayacağım :) Klasik İstanbul - İzmir kavgasına girmek istemem, ama İzmir'i de koklamış bir insan olarak söyleyebilirim ki;
    öncelikle senin bu bıkkınlığın doğal. Zaman imkan varsa şöyle bir kaç hafta bir Ege adası/kasabası tatili öneriyorum. ( evet İzmir de olabilir.) Dediğin gibi çok kozmopolit bir şehirde yaşıyoruz, ama bu karışıklık, bu insanlar İstanbul dışındaki büyük şehirlerde de yok değil. İstanbul sadece bunun biraz rahatsız edici versiyonu. Uzaktan çok güzel görülen İzmir'in malesef biz İstanbullulara sunabildiği imkanlar çok kısıtlıymış. Sen İstanbul'dan kalk git, küçük barlar, kısa caddeler, az tiyatro, neredeyse yok opera, efendim geç giren filmler, burada sokakta satılan ama başka yerde bulamadığımız, alışkanlık edindiğimiz şeyler.. Kordon ve körfezin manzarasının çirkinliği, sarı dağlar, aşırı sıcak, sürprizsiz bir kent. Canın sıkıldı, araban yok hadi git o balkonundan Alsancak'a gece 2'de. Bunlar birşey değilde, benim en beğenmediğim olay aslında halkı. Evet daha modernler dediğin gibi, yer verirsen eminim teşekkür ederler, ama İzmirliler kızmasın biraz rahatlar. Bankada işini yapmayan veznedara neden diye sorduğunuzda müşterilerden azar işitirsiniz. Trafiğin ortasında manzaraya bakmak için arabayı durdurup kazaya neden olurlar, polis anlayışla karşılar. Bunun dışında bizim İstanbul'da azınlıkta kalan insanlardan kültür bakımından da farklılar şüphesiz. Farklı bölgelerin insanlarıyız ne de olsa.

    Bunun yanında İzmir gerçekten çok güzel bir yer, insan özler. Gezmek, kafa dinlemek için ideal. Ama şahsen, İzmir'e döneceğime kendi etrafımda üç kere dönmeyi yeğlerim..

    YanıtlaSil
  2. Sevgili elektromat,
    Klasik İstanbul-İzmir kavgası değil, bende ondan çok sıkılıyorum ama gerçekten olur şey değil bu. Opera İstanbulda da yok. AKP saçmalığı AKM'yi kapatınca Kadıköydeki avuç kadar operet e mahkum kaldık. Son gidişimde havalandırma sistemindeki rezillik yüzünden boğulmak üzereydim çıkarken. Tiyatro keza aynı şekilde. Devlet tiyatrosunun birkaç sahnesi var ve haftalar önce bilet almadan gidemiyorsun. Bar vs. gitme alışkanlığım zaten yok. Trafik zaten ölüm nedenim olacak.
    Ayrıca İzmiri izmir yapan zaten halkı. Tamam biraz rahat olunabilir ama bu akdeniz toplumlarının hepsinde olan birşey. Bankada en azından azar işitiyorsun orada, İstanbulda birbirlerinin ağzını burnunu kırıyorlar. Sen sanırım İzmirde geçirdiğin zamandan bıkmışsın :) Birazda hayattan beklentinle ilgili sanırım. Ayrıca önerdiğin yaz tatilini her yaz yapıyorum egede. Sanırım yükseklisans ve iş imkanları yüzünden bende dönemeyeceğim için hadi beraber dönelim 3 tur birden :)))

    YanıtlaSil
  3. Ya ben İzmir'liyim, evet biz biraz rahatızdır, ama bu umursamaz, kültürü gelişmemiş yada sorumsuz olduğumuz anlamına gelmez. Rahatız çünkü şehirde İstanbul gibi bir karmaşa yoktur. Gidilecek en uzak nokta Mavişehir'den Güzelbahçe olur. Oda vapurla 40 dakika. Dediğine katılıyorum, Tiyatro, Sinema ve buna benzer daha bir çok şey İzmir'de çok fazla çeşitliliğe sahip değil. Neden? Çünkü insanlar daha farklı alışganlıklar geliştirmiş. Mesela biz bol bol balkon sefası yaparız. Hafta içi bile Kordonda toplanıp mesai sonrası Bira içeriz. Yazlıklara gideriz hafta sonları. Mahalle aralarında bir araya gelip çiğdem yeriz. Yani bizim eğlence anlayışımız sanırm farklı bir yönde, o yüzden Kültürel olaylar kısa sürelidir.
    Tatil olayına gelince, ben ilk İstanbul'a taşınınca tatil yaptım, İzmir'de tatilde yaşıyormuşum çünkü. İstanbul harika bir şehir ama ben ileride çocuklarımı orda yetiştirmek istemem, ailemi orda kurmak istemem. Ben çocuklarımı yada kendim gece korkmadan sokakta dolaşmalıyım. İstediğim saate eve gelebilmeliyim. Eve gelemesem bile sokakta kormamam gerek. Ha bizim olaralarda hiç mi kötü olaylar yok, varrr tabii ama kabul edin ki İstanubl'da ki kadar değil.
    İzmir hayata ve eğlenceye doymuş yada arkadaşlarıyla nerde olursa olsun eğlenmeyi seven insanların Şehri sanırım.
    Valla sidik yaroıştıran kaplumbağ mesleğini bilemem ama İzmir'de herkese göre yapacak iş vardır ve bence de çok mutlu olursun.(Ben seneye iş bulursam dönecem:))

    YanıtlaSil
  4. hay ağzına sağlık momo döktür :))
    Sırf vapur sefasıyla işe 20 dakikada gitmek, gecenin köründe atm den rahat para çekebilmek için gitmeli insan İzmire.. Söylediklerinin hepsine katılıyorum.

    YanıtlaSil
  5. Pardon ama yanlış anlaşılmak istemem, İzmirlilere kültürü gelişmemiş veya sorumsuz demem, diyemem haddime değil. Haklısınız biraz beklenti ve alışkanlıklarla ilgili bişey.

    Kaplumbağa, Akm için hepimiz üzülüyoruz hala birşey yapılmamasına da ayrıca. Yeni yapılacak olan bina kaç minareli olsun tartışması mı yapıyolar, ihale aşamasında kim ne kadar para kazanabilir hesabı mı yapıyorlar bilemem ama özel tiyatrolarla idare edelim şimdilik.

    YanıtlaSil
  6. elektromat bence hiçbirşeyle idare falan etmeyelim, sadece AKEPE den kurtulmaya bakalım.

    YanıtlaSil
  7. İstanbullu olarak İstanbul'un seni bıktırdıgı için üzüldüm.Ne yazık ki haksızsın diyemeyecegim.Yazdıkların o kadar dogru ki..Daha bugün Taksimdeydim cadde ortasında uyuklayan sevimli köpegi gördüm mü sevmek geldi kafasını yanaklarını sevdim.Köpegi severken çömelmiştim ayaga bir kalktım aman allahım etrafımı insanlar sarmışşşşş mal mal bakıyorduuuuuuuu!!!!!!!!Öf ki ne öffffffffff...

    YanıtlaSil
  8. sağır kedi;
    işte böyle öküzler de çıldırtıyor insanı. Artık şehir hayatıyla değişeceklerine de inanmıyorum. Kafalarına vura vura adam edilmeleri lazım :((

    YanıtlaSil