Eskil bi aşk öyküsü
boynumda yağmurdan bir kolyeıslak taşlara oturuyorum bugünlerde.
bir siyam kedisi ve ben
pek çok şeyi geriye doğru unutuyoruz.
eski rus bir sevgilim vardı.
başka birisini göze alamam bugünlerde.
öykü safir aynalı bir salonda geçiyordu.
herşey önce çok güzel başlıyordu.
sen, gözünde siyah bir bant, beni dansa kaldırıyordun.
ben seni portekizli bir korsan sanıyordum.
sonra ortaya çıkıyordu eski
bir rus soylusu olduğun.
yelkenbezi fularını çıkarıp,
bir reverans yapıyordun.
odadan yavaş yavaş herkes, soylu soysuz herkes çıkıyordu.
ikimiz bir de kediler kalıyordu.
hava alamıyorduk.
kapıları mühürlüyorlardı.
eskil bir aşk öyküsünün içinde kalıyorduk.
biz seni portekizli bir korsan sanıyorduk.
bir siyam kedisi ve ben.
Çay kuarteti
ben seni hiç üzemem
papatya çayı yapmak isterim sana
sonra portakal çayı
fume lapsang souchong çayı
ama ben seni hiç üzemem
deliririm yalnızca
sessizce tek başıma deliririm
beni la pais'ye koyarlar
koyu türk çayı içerim orada yalnızca.



kesinlikle çok özel bir insan, şiir sevmeyen insanlara - bana bana :)- bile bi şekilde ulaşıyor, ama ne kadar yaşlanmış görünce şok oldum. sınır tanımayan yaratıcılığı biraz deliliğinden heralde, lise günlerinde sıra sıra okuldaki herkesin eşyalarını saklar, toprağa gömermiş. eşyaların sahiplerine notlar bırakıp eziyet edermiş :) keşke tanışabilseydim..
YanıtlaSilbeyin kanaması geçirip komadan kalkınca fransızca konuşmuş günlerce, Türkçeyi hatırlamamış :D Çok gülmüştüm o zamanlar. Yaşıda var yani, bir keresinde cihangirde görmüştüm komik komik yürüyordu :) Çok tanışmak istiyorsan facebookta kendi adına profili var, kayıtlıysan msj atıp iletişime geçebilirsin :)
YanıtlaSil