Bahar ve ilk yaz ayları pazar alışverişlerine bayılıyorum. Taze nane, maydanoz, dere otu ve domates aldım. Sinsi sinsi yanımda yürüdükçe sinirleniyorum. Farkında bunun. Kendi kendime mırıl mırıl bu mevsimde balık alınmaz diyorum. Temmuz Sardalya mevsimi oysa. Hele bir çıksın sardalyalar bol zeytin yağlı, sumaklı sardalya dolmaları yaparım. Tabi kendi kendime konuşuyorum. Balıkların mevsimi, o esnada evirip çevirdiğim hindiba'nın familyası ve benim doğu ülkelerine gitme isteğim onun umrunda değil.
Küfreder gibi Filistine giden yardım gemilerine yapılanları yorumluyor. Yahudiliğin kanda dolaşan bir virüs olduğunu diyecek kadar ileri gidiyor. Ne söylediğini kendi de bilmiyor. Umrumda bile değil. Sahiden umrumda değil. Bu sıralar birkaç basitlik hariç hiçbir şey umrumda değil. Ispanaklara bakarken ona cevap vermekten kaçınıyorum.
Telefonu çalınca durup cevaplıyor. Tam da kanalizasyon kapağının üstünde duruyor. Şimdi o kapak açılsa, içine düşüp lağımın içinde boğulsa hayatımda ne değişir acaba diye düşündüm. Hindistana giderdim. Veya Sibiryaya. Bir bozkır şamanına aşık olmak istiyorum sanırım.
18 saat önce


Durum nahoş ve sumaklı olsa da, anlatışın süper be beybi:-)
YanıtlaSil