28 Haziran 2010 Pazartesi

İLHAN SELÇUK

Kronik Cumhuriyet okurları gazeteye hep 2. sayfadan başlar. "Pencere" okunmadan gazeteye geçilmez. Rahmetlinin ömrü gazete ile geçti. Seversiniz sevmezsiniz bilemem. Gazeteye alınacak yazarlarla kafasına göre oynaması, çizdiği sınırların ötesini yazdırtmaması ile ülkenin tek aydınlanmacı gazetesini yavan ve sığ hale getirdi. Seçimlerden önce CHP ile MHP'yi aynı kefeye koyarak Cumhuriyet okurlarından MHP'ye oy istemesi zaten taktire şayandı. Yıllarca kör faşistlerce öldürülen, askeri cunta tarafından zindanlarda çürütülen okurlardan MHP'ye oy istemek... Köşesinde şöyle yazmıştı rahmetli:


“MHP aslına rücu etti, milliyetçilik şiarını benimsedi, bu seçim kampanyasında dincilere karşı çıkıyor. Amerika’nın güdümünde Ilımlı İslam Devleti amacına dönük olanlarla, bunların kuyruğuna takılan entel-liboş takımı MHP’den hoşnut değiller. MHP bu tayfanın uykusunu kaçırıyor...”


En güzelide anlı şanlı meclise giren MHP'nin türban yasasında akepe'nin yanında yer alması oldu. Çok merak ettim "jacoben-elitist- kemalist" İlhan amca o gün ne düşündü. Köşesinde şaşkınlığını yansıtmakta geç kalmadı.

“Aaaa.. o da ne?.. Meğer MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) de türbancıymış... Doğrusu şaşırdım kaldım... Neden böyle oldu?..”

Durun daha bitmedi. Köşesinde günlerce MHP seçim kolları gibi çalışan rahmetliye Bahçelinin cevabı geliyor:

“Bugün partimizin siyasal hamlelerine kısır dünyalarında anlam veremeyerek, kendilerince hayal kırıklığı yaşadıklarını ifade edenleri, kurguladıkları karanlık tezgahlardan uzak durmaya, kurdukları sanal dünyadan uyanmaya davet ediyoruz”

Hazır cunta demişken, 12 Eylülde tokatın alasını yiyen Cumhuriyet okurlarının bu beyzadenin ordunun kayıtsız şartsız savunuculuğunu ilgiyle okuması başka bir ironi zaten.

Hani TSK'nın bir taziye metni yayınlaması, rahmetlinin ardından bir askeri tören düzenlenmesini çok bekledim ama olmadı, yazık. Yazın Hacıbektaş şenliklerine gitmeye
niyetim var. Gidersem çilehanede mezarının başında fısıldayacağım, "Bektaşi felsefesi militarizmi reddeder." diyeceğim. Sahi aklımdaydı ama canım istemiyor yazmak. Girit ve Selanik bektaşilerinin ikiyüzlülüğü üzerine..

Umarım Cumhuriyet gazetesi adam akıllı bir stratejiyle yönetilir ve cuntacı ikiyüzlülerden kurtulalım derken Fethullahçı liberallere kaptırılmaz. Cumhuriyet bizim aydınlanma hayallerimizin sesidir. Hele de küresel sermaye tarafından işi boşaltılmış vahşi kapitalizmin tekelindeki islamcı oluşumların insafına terkedildiğimiz günlerde...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder