24 Ağustos 2009 Pazartesi

OBEZİTEYE DOĞRU YAZ KİLOLARI


Resmen strese girdim. Yaz başından bu yana tam 8 kilo almışım, her an bu rakam 9’a çıkabilir. Oldum olası iştahlıyımdır ama İstanbuldaki koşuşturmalar, bir yere yetişme telaşı, okul, ödev, sunum, düzenli olmasada gitmeye çalıştığım spor salonu bütün oburluğuma rağmen yediklerimin göbek deliğinin etrafında toplanmasını engelliyordu. Ama haziranla beraber bunların hepsi bitti. Enerji harcatacak bir uğraşın kalmaması, boşboğazlıkla birleşince vaziyet bu.
Aslında tek suç bende değil. Yazın büyük bir bölümü halamlardaydım ve tam anlamıyla besiye yatırılmış damızlık boğalar gibi besledi beni. “ayy gözlerinin altı morarmış, ay yanakların çöktü” diye diye dizdi yemekleri önüme. Tek ben değil kendileride dehşet yiyorlar. O beslenmeyi biz evde yapsak resmen ailecek obez oluruz ama ikisinde de gram yağ yok. Koca bir kase zeytinyağının içine bol kekik doldurup ekmeği bana bana yiyorlar kahvaltıda. Ve buna rağmen 70’lik halamla 73’lük eniştem 50 yaşında duruyorlar. Enişteme göre zeytinyağı bütün mikropları kaydırıveriyormuş aşağı :D Ama işte bazen kaymıyor bekliyor böyle.

Şimdi yazlığa döndüm ya, hesapta kendi kendime akıllı besinlerle dolu bir diyet hazırlayıp bol yüzerek İstanbul öncesi kilo verecektim ama nerde. Yıl içinde akşam yemek pişirmeye üşenen annem torunlarını görünce Emine Beder kesildi başımıza. Veletlerin iki dudağının arasından çıkan bir kelimeyle börekler, kurabiyeler, kekler havada uçuşuyor. Abimin kızı sabahları sıcak börek seviyor diye 3 gündür kahvaltıda börek var, denizde yüzüp acıkırlar diye plaj çantasına peynirli poğaça pişirip dolduruyor. Babam dalga geçiyor “biz istesek yüzümüze bakmaz torunlarını görünce nasıl değişiyor”. Doğru aslında, yıl içinde anne kek yapsana canım çekti desem ya “malzeme mutfakta kalk yap” ya da “pastane aşağıda git al” derdi. Torun olunca iş değişiyor. Ve işin özü diyette olan kaplumbağa bu karbonhidrat yüklü besinlere hayır diyemediği gibi, taze kaynatılmış gül reçellerinide kaşık kaşık götürüyor ve semirdikçe semiriyor... Dondurmaları değerlendirme dışı bıraktım.

Taktım kafaya ya şimdi daha da iflah olmam. Kimle konuşsam of ideal kilomdan saptım, ya obez olursam, kalp krizi geçircem diye sızlanıyorum. Ama cidden bel yarıçapı arttıkça kalp krizi oranı artıyor, hatta pankreas problemleriyle birlikte diyabet bile oluşabilir. Belkide atardamarlarımdaki plaklar şimdiden LDL kolesterolleriyle dolmaya başladı. Bunların dışında kilo arttıkça oksijen tüketimi de artıyor.. Eğer ideal kiloma inmezsem küresel ısınma benim yüzümden hızlanacak. Abartarak bokunu çıkardım ama eylülün ortasına kadar bu 7 kilonun verilmesi konusunda metabolizmama emir verdim. O adipositler ya gidecek ya da gidecek o kadar :P
(bu yazıdan sonra ruh sağlığım konusunda şüpheye düşenler çıkacağına eminim ahah)

8 yorum:

  1. Bence fazla kilolarını hiç kafana takma. Gay olmanın ender güzel taraflarından biri de her zaman terfi edebileceğimiz bir bear kategorisinin olması:)

    YanıtlaSil
  2. Senin ruh sağlığın konusunda değil ama kendi vücut sağlığım konusunda ciddi ciddi endişeler duymaya başladım :)

    YanıtlaSil
  3. ne guzel anlatmıssın:)

    YanıtlaSil
  4. tombiş seni :P

    yok yok, kilolu değilsindir, olsa olsa senin kemiklerin kalındır o yüzden ağır basıyorsundur :P

    valla iyi ama ya, insan her zaman o kadar güzel şeyler bulamıyor yemek için, sen bulmuşken kaçırma (: bak bana, yemek yeme düzenim epey bozuldu bu yeni üniversiteme geldim geleli. kışın işe gidip gelirken vericeksin o kiloları zaten. hem bazıları balık etli sever :P

    YanıtlaSil
  5. mr.gay ;

    ahah benden 5-6 tane yanyana konsa anca ortalama bir bear çıkar :D

    YanıtlaSil
  6. wakan tanka

    bende aynı endişeler içindeyim, ama o kadar ciddi mi bilmiyorum, abartma huyum meşhurdur :)

    YanıtlaSil
  7. sendtoemre;

    yaa yaa tabi birkaç ayda kemiklerimdeki osteositler aniden gelişti ondan bunlar :D

    beslenmen düzene girer ya, dandik tabldotlardan çıkmıyor mu onlardan ye. Sonbaharda millet akınca düzelir sanırım, olmadı bol çiğ sebze meyveye yüklen. Hatta bekle ben çıkmaz ayın son çarşambası ayrı eve çıkınca doyururum seni bol bol :D

    iş için herkes aynısını söylüyor, koştururken düzelir diye. Balık eti bende çok severim ama kendimde değil karşımdakinde :D :P :P

    YanıtlaSil