5 Ocak 2011 Çarşamba

Sıradanlığın anarşizmi

Omzumda siyah el örgüsü bir hırka ile banklarda oturdum. Hastanenin bahçesinde acayip bir aura var. Ölümle doğum karışımı gibi gibi... Bulaşık suyu gibi tadan 3ü1 aradalardan nefret etmekten başka bir sıkıntım yoktu nedense. Akşam kızlarla gülüştüm, istatistik kağıtlarını monşerlere teslim ettim. Metrobüse bindim. İndim. Migrosa girdim. Pırasa. Salça. Lahana. Maden suyu. Yoğurt. Radikal.

Babamla kapuska yedik. Annem geldi. Kahve içtim. Televizyona baktım. Gereksiz telefon görüşmeleri yaptım. Klezmer dinledim. Hepsi bu. Olayı ilginçleştirerek kaleme alma teşebbüsü, sıradanlığın anarşik güzelliğini bozabilirdi. Oysa hepsi bu.

1 yorum:

  1. Kendini tanıtırken kurduğun cümlelere aykırı değil zaten yazdıkların. Hayat bu işte.:-)
    selamlar

    YanıtlaSil