Kendi kendine delirmekten daha iyisi tripleespressoshot, ondan iyisi essatilopram-hidroksizindihidroklorürmix ondan da iyisi İsa. Ergenlik civarı aşık olmuştum İsa'ya. Dini intikatlardan ziyade el fetişizmi denebilir. Touch me Jesus, touch me to the end of paiiiin sızlanışları gibi. Hatta dün gece birlikte uyuduk. Uzandı usulca, zayıf parmakları ve bal rengi gözleri ile. İsanın senarist olmasından daha komik ne olabilir. Aramice taklitler yaptım. "Eloiiiiiii Eloiiiiiiiiii" diye inledim. Tatlı gülüşünden daha derin cevaplar vermedi herzamanki gibi. İncelikli zulümlere alışkındım ama İsa'nın tüy dokunuşları yaralıyor. Hayat acı, elmalar tatlı. Antika bir daktilo ve baş parmağımdaki kertenkeleişlemeliyüzüğüm ile İsa'dan antianglosaksonfelsefe okumaları dinlemek. All men will be sailors then until the sea shall free them" dedi.
Ona inanamayacak kadar gerzekçe yükselmiş bir farkındalık seviyem var. Hızlıca freudsal bir ebeveyn düşmanlığı yürüttüm zihnimde. Kaçarak uzaklaştım. Ayrılırken sarıldı. Dokunma dedim ama yine dokundu. Anlamadığı şey, elleri iyi gelmiyor dokunduklarına. Alışkanlık yaratıyor. Farkında değil. Touch me Jesus, touch me like they do in Babylon.
Sen yoksan Leonard Cohen var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder