
Ekonomi ve finans konularına ilgim çocukluğumda başlamıştı. Daha ilkokul çağlarında elime geçen harçlıklarla döviz bürosuna koşar, mark alıp odamdaki kilitli kumbaramın içine itinayla koyardım. Akşamları babamın getirdiği gazeteden döviz fiyatlarını elimdeki mark adediyle dikkatlice çarparak, günlük kur değişimiyle ettiğim kar ve zararları tek tek hesaplardım. Yıllar geçtikçe herşey değişti hayatımda, sadece böceklere olan dayanılmaz ilgim ve gözlerimi parlatacak kadar heyecanlandığım finans konuları kaldı geriye.Bıraksalar ikisi hakkında da saatlerce susmadan konuşabilirim :P
Pazartesi günleri bu köşeyi ekonomiyle alakalı yazılara ayırmak istiyorum. Bu işten hiç anlamayanlara dahi hitap edecek yalınlıkta, kendi çapımda amatörce bilgi alış-verişi olacak.
Başlangıç haftasını günümüzün en spekülatif konusu olan altına ayırmak istedim. 2008 baharında ani bir sıçramanın ardından sakinleyen, aşağı inerek sabitlenen altın, son birkaç günde tekrar tavan yaptı. Neredeyse 50 liraya dayanan 1 gram altın, herkesin portföyüne girmeye başladı. Bunun böyle olacağıaylar öncesinden belliydi. Birçok yatırımcı gram fiyatı 35 TL iken yatırımlarının %10-15 arasını altına çevirmişti. Daha şimdiden gr. bazında 15 lira kar etmiş durumdalar. Ekonomistler bu artışın gerçekleşeceğini nerden anlayarak harekete geçtiler? Peki bu artışın nedeni ne ve biz nasıl faydalanabiliriz? Bu soruları cevaplayalım.
Soru1: EKONOMİSTLER BU ARTIŞIN GERÇEKLEŞECEĞİNİ NERDEN ANLAYARAK HAREKETE GEÇTİLER?
Altın fiyatlarındaki bu ani artışların tek sebebi günümüzde geçerli denetimsiz kapitalist sisteme duyulan güven eksikliği. Şişirme finansal raporlarla belirlenen spekülatif değerlerin böyle bir çöküntüye neden olacağı 3 yıl önceden belliydi. Bunun üstüne Irak işgali, İsrailin sapıtlamaları ve İslami terörün kaşıması eklenince bildiğiniz krizin tohumları atıldı. Kriz dönemlerinde paranın pul olduğunu herkes biliyor. 1923'te sıfır manyağı olan Alman markı o kadar değersizleşmiş ki, halk para verip odun almak yerine markları yakmışlar. Zaten geçerli korkular yüzünden sürekli banka faizlerinin indirilmesi de altının yıldızının parlamasında etkin olmuş. Yüzyıllardır insanoğlunu büyüleyen bu değerli metalin, geçmişteki sayısız ekonomik krizde can simidi olarak varlıkların korunmasında yardımcı olması da ekonomistlerin bu yükseliş kehanetinde haklı çıkmasında bir etken.
Soru2: PEKİ BU ARTIŞIN NEDENİ NE VE BİZ NASIL FAYDALANABİLİRİZ?
Altın fiyatlandırılmasından bahsedilirken genelde ons ifadesi kullanılır. 1 ons altın yaklaşık 28.35 grama denk gelir. Örneğin fiyatlandırmada son veriler 1 ons altını 930 dolar değerinde gösteriyor. Anladığınız gibi uluslararası altın ticareti dolar üzerinden dönüyor. Yani dolar kurlarındaki değişimler altın fiyatlarını da oynatıyor.Üstte yazdığım nedenlerle zaten sürekli artma eğiliminde olan altının artışına, bir de 1.25'ten 1.65'lere fırlayan doların bu ani değişimi de eklenince, altında çifte bir kazanç oluştu ve oluşacakta.
Son kapanışta 1 ons 930 dolardı ve direnç 932 dolar. Kıramazsa geri inebilir ancak altının önümüzdeki 1 hatta 2 yıl içinde çok ciddi artışlar yapacağını gözardı etmeyin derim. Altın yatırımından kastedilense asla çeyrek, yarım, bilezik falan değil. Bunları geri sattığınızda dehşet işçilik ücreti alınıyor ve elde edilen karında bir kısmı erimiş oluyor. Birçok bankada altın hesabı açılabiliyor. Hatta internet bankacılığınız varsa bankaya gitmeye bile gerek kalınmıyor.Tabikii bu öneri kriz dönemlerinde altın paranın yerine geçiyor, bütün paramı altına yatırayım anlamına gelmesin, para yönetmek, riski dağıtmak demektir.Birikimin %10'undan fazlasını bir araca sabitlemek pek doğru değil gibime geliyor.


İlkokul çağındaki çocuk gidip mark mı alır ya??Şaşırdım:S
YanıtlaSil