Askeri Mahkeme 12 askerin şehit olduğu Dağlıca saldırısından sonra PKK’lı teröristlere teslim olan 8 askerle ilgili gerekçeli kararını açıkladı:
“Şartlar ne kadar olumsuz olursa olsun, açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca sanıkların (askerlerin) şahsi tehlike korkusunun yenerek mücadelelerine devam etmeleri, silahlarını bırakarak teslim olmamaları gerektiği açıktır. Kurtuluş Savaşı’nda daha da olumsuz şartlara rağmen atalarımızın hayatlarını feda ederek vatanı bizlere emanet etmiş olduklarını gözden uzak tutmamak gerekmektedir. Aksi takdirde yani bu tür insani duyguları bahane edilerek olaya yaklaşılması durumunda, askerlik mesleği ve dolayısıyla vatan savunmasını yapılmayacağı bir gerçektir. Nitekim olay esnasında da yaşanan olumsuz şartlara rağmen üs bölgesinde görevli olan diğer personel, 12 personel şehit olmasına, 17 personel yaralanmasına rağmen canları pahasına çatışmaya devam etmiş, silahlarını bırakıp teslim olmamıştır.”
Haberleri okuduktan sonra hırsla açtım blog'u. Okkalı bir yazı yazacaktım. Savaşta ve barışta neden hep fakirlerin öldüğünden bahsedecektim. Yazlığının yanındaki birlikte askerlik yapan bürokrat çocuklarından, Egedeki orduevlerinde kısa dönem tatile çıkan general çocuklarından falan bahsedecektim. Paralı askerlikten... Nişantaşı camisinden bir türlü kaldırılmayan cenaze törenlerinden de bahsedecektim. Hatta daha da ileri gidip bir oğlumu pkk dağa götürdü orda öldü, biride şimdi şehit oldu diyen yaşlı Kürt kadınından bile bahsetme cesaretinde bulunacaktım. Hatta burda yazmayıpta kendi kendime daha da ileriye gidecektim. Daha ileriye. Korkudan telaffuz edemediğimiz , hatta düşünmekten bile ürktüğümüz şeylere.
Deprem haberlerini izliyorsunuz değil mi. Beyaz ırktan gelen Haitililer ya hiç zarar görmediler, zarar görenlerde apar topar kendilerini kurtardılar. Yağma olaylarında çiğnenen siyahilerdi. Amerikan ordusu çatısı altında gelen, ucuz maaşlı askerlerde siyahiydi. Ortalama rütbesiz Amerikan askerleri arasında gözüme hiç beyaz anglosakson görünümündekiler çarpmıyor nedense. Sebep: Para ve güç. Nerde olursak olalım değişmeyen şeyler.
Keşke gerçek anlamda bir hukuk devletinde yaşasaydıkta, bu çocuklara bu cezayı veren mahkeme, daha sonra da kaç generalin, kaç siyasetçinin, kaç iş adamının ve kaç kodamanın çocuğunun Güneydoğuda askerlik yaptığı araştırsaydı ve bu çirkin çifte standartı giderseydi. Rüya görüyorum.
Elimden bişey gelmiyor. Gene her zamanki gibi en büyük silahım müzik.
18 saat önce


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder