10 Ocak 2009 Cumartesi

Sabah yakınlarımda oturan bir çocukluk arkadaşımla kahvaltı yaptık. Kısa bir süre sonra İngilteye gidecek yüksek lisans için. Üzülmeyeyim diye demiyor ama dönmeyecek, biliyorum.. :(

Yılbaşında birisi ona dünyalar tatlısı bir tarantulayı hediye etmiş. Oldum olası sürüngenlere böceklere, iguana, yılan vs. gibi canlılara ilgi duymuşumdur. Hatta sayısız güvercin, kuş, balık, bahçede annesinin terkettiği yavru kediler, hatta formikaryum kurup karınca bile beslediğim olmuştu.








Yıllarca sürekli bir hayvanla eve gelmem annemi çıldırtsada, son birkaç yıldır Ruknettin (devasa akvaryumumun en yaşlısı, bir çöpçü balığıydı ve genlerine inat çook uzun yaşadı) vefat ettikten sonra şu saniyeye kadar bir canlı sokmadım eve. Ama bu şirinlik kumkumasını gördükten sonra yeniden hayvan sevgim depreşti. Şimdide kendi kendime, alsam mı almasam mı, alsam mı almasam mı diye debeleniyorum. Asıl kaygılandıransa odamdaki teraryumun içinde kıpırdanan tarantulayı görecek olan ev ahalisinin tepkisi. Gerçekten korkuyorum... :)

.

2 yorum:

  1. kedi köpek, tavşan, hamster gibi mıncıklamalık genelde kuş dışında tüylü hayvanları pek severim ama bu ne yaa, böyle bir tüylü yaratıkla asla işim olmaz, bu arada penis tüylü yaratık kavramına girer mi acaba:D

    YanıtlaSil
  2. hahaha hiç düşünmemiştim.. ama penisin ruh haline, karşı tarafın ruh haline, penisin ebat ve tüy yoğunluguna göre degişebilir herhalde yaratıklığı :)) ayrıca bırakın tarantulayı, evlerinde envayi çeşit böceklerle camekan arası dev habitat yaratan insanlar biliyorum, o böceklerin biran için akvaryumlarından kaçıp eve dağılma ihtimalleri bile insanın tüylerini diken diken ediyor :S

    YanıtlaSil