Hepimizin yepyeni bir sola ihtiyacı var. Hepimiz derken kimlerin mi:
1. İş, sağlık ve emeklilik güvencesi olmayan, vahşi kapitalizme çark edilen bütün TÜRKİYELİLERİN…
2. Yeterli aile servetine sahip olmayıp, gelecek kaygısıyla gençliklerini yaşayamayan GENÇLERİN…
3. Bilimsel, objektif ve parasız eğitimi alamayan varoşlardaki ve taşradaki ÇOCUKLARIN...
4. KADINLARIN…
Her ne yaşam standardında ve imkanlarda bulunursa bulunsunlar, bütün KADINLARIN…
5. Her nerede yaşanıyorsa yaşansın, bütün HOMOFOBİ mağduru eşcinsellerin…
6. TRANSFOBİ yüzünden ne yazıkki fuhuştan başka ekmek kapısı olmayan travestilerin, transeksüellerin…
7. Evinlerinin kapısından içeri girince başka dil, çıkınca başka dil konuşmak zorunda kalan, aslında ruhen ne evin içinde ne de dışında kalabilen, konuştuğu Türkçenin şivesinden dolayı çocukluktan itibaren dalga geçilen ve ömürleri boyunca bu ezilmişliği hisseden KÜRTLERİN…
8. Yavuz Padişahımsısından beri Anadoluda eşi görülmemiş baskılara maruz kalan, yüzyıllardır kimlikleri yüzünden saklanmak zorunda bırakılan, bırakın ibadethanelerinin tanınmamasını, ironik biçimde ödedikleri vergilerinin büyük kısmı tek bir meshebi, sünniliği temsil eden diyanet işlerine kaynak aktarıldığı bir ülkede yaşamak zorunda kalan, ve sola yürekten bağlı olduklarına inandığım ALEVİLERİN…
9. İlerde baskı görürler korkusuyla çocuklarına Türkçe isim koymak zorunda kalan, çocuk yaştan itibaren kimliklerini dışarıda konuşmamaları sıkı sıkı tembihlenen YAHUDİLER, ERMENİLER, SÜRYANİLER ve diğer GAYRİMÜSLİMLER…
Bu listeyi daha uzatabiliriz. Hak ve hukukları ellerinden alınan insanların, töre saçmalığını enselerinde hissedenlerin, Anadoluda rahat rahat içki içemeyenlerin, etek giyemeyenlerin…
Bu liste o kadar uzar giderki…………
Anadolu hiçbir vakit homojen olmadı, olamazda. Birbirimizin hak ve özgürlüklerinin sınırlarını bilerek hoşgörü içinde yaşamaktan başka hiçbir şansımız yok. Adam gibi halkın tabanına inmiş bir SOL iktidardan başka hiçbir şansımız yok.
Tamam farkındayım bu vakitten sonra sosyalizmi istemek hayal gibi gelebilir ama en azından serbest piyasa ekonomisiyle uyumlu, zengi fakir uçurumunu dengeleyen, serbest teşviği canlı tutarken, vatandaşının temel sosyal haklarını halkı cemaatlere, keriz fenerlerine, sadaka sistemine muhtaç bırakmadan karşılayan karizmatik bir sola çok acil ihtiyacımız var.
Karizmatik ve halka inen derken, deniz bay“KAL”, hiç gitme hep “KAL” efendiye de değinmeden olmazdı ama bir sonraki yazıya kaldı.
1. İş, sağlık ve emeklilik güvencesi olmayan, vahşi kapitalizme çark edilen bütün TÜRKİYELİLERİN…
2. Yeterli aile servetine sahip olmayıp, gelecek kaygısıyla gençliklerini yaşayamayan GENÇLERİN…
3. Bilimsel, objektif ve parasız eğitimi alamayan varoşlardaki ve taşradaki ÇOCUKLARIN...
4. KADINLARIN…
Her ne yaşam standardında ve imkanlarda bulunursa bulunsunlar, bütün KADINLARIN…
5. Her nerede yaşanıyorsa yaşansın, bütün HOMOFOBİ mağduru eşcinsellerin…
6. TRANSFOBİ yüzünden ne yazıkki fuhuştan başka ekmek kapısı olmayan travestilerin, transeksüellerin…
7. Evinlerinin kapısından içeri girince başka dil, çıkınca başka dil konuşmak zorunda kalan, aslında ruhen ne evin içinde ne de dışında kalabilen, konuştuğu Türkçenin şivesinden dolayı çocukluktan itibaren dalga geçilen ve ömürleri boyunca bu ezilmişliği hisseden KÜRTLERİN…
8. Yavuz Padişahımsısından beri Anadoluda eşi görülmemiş baskılara maruz kalan, yüzyıllardır kimlikleri yüzünden saklanmak zorunda bırakılan, bırakın ibadethanelerinin tanınmamasını, ironik biçimde ödedikleri vergilerinin büyük kısmı tek bir meshebi, sünniliği temsil eden diyanet işlerine kaynak aktarıldığı bir ülkede yaşamak zorunda kalan, ve sola yürekten bağlı olduklarına inandığım ALEVİLERİN…
9. İlerde baskı görürler korkusuyla çocuklarına Türkçe isim koymak zorunda kalan, çocuk yaştan itibaren kimliklerini dışarıda konuşmamaları sıkı sıkı tembihlenen YAHUDİLER, ERMENİLER, SÜRYANİLER ve diğer GAYRİMÜSLİMLER…
Bu listeyi daha uzatabiliriz. Hak ve hukukları ellerinden alınan insanların, töre saçmalığını enselerinde hissedenlerin, Anadoluda rahat rahat içki içemeyenlerin, etek giyemeyenlerin…
Bu liste o kadar uzar giderki…………
Anadolu hiçbir vakit homojen olmadı, olamazda. Birbirimizin hak ve özgürlüklerinin sınırlarını bilerek hoşgörü içinde yaşamaktan başka hiçbir şansımız yok. Adam gibi halkın tabanına inmiş bir SOL iktidardan başka hiçbir şansımız yok.
Tamam farkındayım bu vakitten sonra sosyalizmi istemek hayal gibi gelebilir ama en azından serbest piyasa ekonomisiyle uyumlu, zengi fakir uçurumunu dengeleyen, serbest teşviği canlı tutarken, vatandaşının temel sosyal haklarını halkı cemaatlere, keriz fenerlerine, sadaka sistemine muhtaç bırakmadan karşılayan karizmatik bir sola çok acil ihtiyacımız var.
Karizmatik ve halka inen derken, deniz bay“KAL”, hiç gitme hep “KAL” efendiye de değinmeden olmazdı ama bir sonraki yazıya kaldı.


Yeni sol görüşlerini beğendiğimi belirtmeliyim ve sana hak veriyorum. Başarılı!
YanıtlaSilafilli yazar;
YanıtlaSilçok teşekkür ederim, benim gibi değişim isteyenlerin olması çok sevindirici. İşin bir ucundan tutmalı ama değil mi?