2 gündür havalar çok güzel. Dün daha ılıktı, bugün hafif daha serin. Hastaneden erken kaçıp vapurların orda oturdum. Kadıköy'ü hafiften seviyorum sanki. Gayet sakinim bugünlerde. Aslında komik bir rastlantı sayesinde bir kaç gün önce, 20 yıl sonraki halimi gördüm. Yani bu düşünce tarzıyla devam edersem olacağım kişiyi ve yeri. Gidip muhabbet bile ettim o adamla. Çok komik bir anım oldu. Aynı günün gecesi banyo yaparken aslında sadelikten ne kadar uzaklaşsak o kadar hırslanıyoruz diye düşündüm. Acının diyalektiği üzerine budist bir akıma kapılmadım merak etmeyin. Mistik şeylerle rahatlamamı engelleyen materyalist bir beynim var ne yazık ki. Basitlik diyorum sadece. Su akar yolunu bulur misali.
Hayata üç zarla başlıyoruz. İlki genetik miras zarımız, ikincisi toplumsal şartlar zarımız. Bizim kontrol edebildiğimiz sadece 3. zar. İlk ikisinin toplamı yüksekse, 3.'yü ne kadar sallarsak sallayalım 6 bile gelse dengeler kurulamıyor. Israr etmek hem faydasız hem vakit kaybı. Demek istediğimde bu işte. Hem zar sallamaktan yoruldum, hem de 20 yıl sonra egolarının emrinde zavallı bir köleye dönmüş o adama benzemek istemiyorum. Haşin bir yazı oldu sanki :D
18 saat önce


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder