8 Ekim 2009 Perşembe

GAYLER VE ANNELERİ

Sürekli her yerde yazılır çizilir. Gaylerin en tipik özelliği annelerine olan düşkünlükleriymiş. Aynı zamanda gaylerin anneleride oğullarına korkunç düşkünlermiş.

Umarım bu genellemeye uymayan tek anne-oğul biz değilizdir. Ortaokul çağlarında keşke daha anaç, daha sıradan, daha klasik bir annem olsaydı derdim hep. Yıllar geçti ve gene aynı şeyleri düşünüyor olmam hiç iyiye alamet değil. Odanı topla, çoraplarını yerden al, duştan sonra banyoyu sil sıradanlığındaki ebeveyn-çocuk sürtüşmesi yerine Milan Kundera yüzünden tartışıp küsüp konuşmayan bizden başka ailelerinde var olduğuna inanmak istiyorum. Belki bizim gibi yaşamlarında yaşanabilmesinin bana bir yararı olmayacak ama genede varolduklarını bilmek istiyorum
Son 3 yılımı ayrı eve çıkma ve yeni sevgili bulma planlarıyla geçirmeme rağmen, her teşebbüsümde son anda geri caydım ve olduğum noktaya geri döndüm. Bazen öyle şeyler vardır ki doğru ya da yanlış gibi kesin cevaplar vererek ilerleyemiyorsun yolunda. Tıpkı annem ve sevgilime olan hislerim gibi. Olayı akışına bırakmak en iyisi sanırım. Acaba? Son cümlenin doğruluğundan pek emin değilim.

6 yorum:

  1. popüler vicdanın yarattığı 'gay life' genellemelerinden nefret ediyorum.

    YanıtlaSil
  2. emre;

    Bende iğreniyorum. Hatta tiksiniyorum !

    YanıtlaSil
  3. özellikle türk magazinlerinin (bu sadece bir tv formatı değildir) ve mizahının gay'leri kokona kadın tepkimeleri gösteren bol pudralı yaratıklar gibi göstermesi artık cana yetti!
    camianın o 'hetoroseksüel' gay'leri etliye sütlüye karışmazlar tabi!

    ama kimin düdük olup kimin düdük çaldığı zaten ortada. kim kandırıyor ki, evin hanımı her şeyin farkında.

    gay olmak her şey kadar anormal ve her şey kadar normaldir.
    politikacı olmak da, katil olmak da, din adamı olmak da bir o kadar anormal ve normaldir.

    belki söylediklerimin yazının ana çevresiyle alakası pek yok ama yine de yazmak istedim.

    biz kıvırmıyoruz, medya kıvırıyor.

    YanıtlaSil
  4. emre;

    kesinlikle yazdıklarında yerden göge haklısın. En büyük yıkım zaten o heteroseksüel gaylerin tepkisizliğinden oluyor. Basmakalıp bir genelleme yetmiyormuş gibi üstünede sistemli bir şekilde seni o sığ modelin içine monte etmeye çalışıyorlar. Başaramazlarsa sen gay değil marjinal oluyorsun onların gözünde.

    Gaysen aptal sevgililerini anlatan kız kankaların olmalı, apolitik hedonist çalışan bir hayat felsefen olmalı, dansetmeli ve kırıtmalısın.

    Ben nedense en büyük suçu sistemde ve beyinsiz yaklaşımlarda bulmuyorum. Asıl suç o heteroseksüel gaylerde. Tuzu kuru, eğitimli, kentsoylu gaylerin "ben kendi elitliğimde istediğimi yaşıyorum ya, gerisinden banane" anlayışından kurtulmaları lazım. Hatta köşe başlarına çıkıp yeri geldi mi hakları pahasına sistemi de tıkayabilmemiz gerekiyor. Kürt açılımında gördüğümüz gibi ağlamayan bebeye mama yok. Özeleştiri yapmak gerekirse, burda konuşmak dışında yaptığın birşey var mı dersen koca bir hayır derim. Bu heteroseksüel gay lafını çok sevdim :D

    YanıtlaSil
  5. Bu duruma ben de çok sinir oluyorum; gay eşittir kadın zannedilmesi deli ediyor beni!

    Bir de kimi şeyleri cidden zamana bırakmak en iyisi olabiliyor. Ben de henüz her konuda bunu başarabilmiş değilim sidik yarıştıran kaplumbağa ama gerçekten bazen öyle yapmak gerekebiliyor sanırım.

    YanıtlaSil
  6. The SummerSon ;

    haklısın zamana bırakmak bazen tek seçenek oluyor. Boşa dememişler su akar yatağını bulur..

    YanıtlaSil